29 Eylül 2011 Perşembe

* ernesto che guevara

"Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; komünist."

* Che Guevara

Yağmur Komünisttir; Çünkü Herkese Eşit Yağar. Rüzgar Ise Kapitalisttir Zayıf Olanı Yıkar...

27 Eylül 2011 Salı

*elif şafak


"Bir insana sırrınızı verdiğinizde,Özgürlüğünüzü de verirsiniz.."

*

Kime aşıksın diye soruyor bir de.
Anlasana diyorum anlamıyor.
Anla/sana işte..

24 Ağustos 2011 Çarşamba

*M.Angelou

"İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur; ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz".

evlat.!

Evin telefonu geceyarısı 3'te çaldı , uykudaki adam açtı telefonu .Telefondaki ses annesine aitti :

- Nasılsın oğlum,iyimisin? diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle:

-İyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu? dedi.

Annesi:

-Bir şey yok oğlum sadece sesini duymak istedim dedi.

Oğluda:

-Anne sesimi duymak için bu saatte aranır mı ? dedi.

Anne:

-Rahatsız mı ettim oğlum? dedi .

Oğlu:

-Evet anne rahatsız ettin dedi.

Annesi şöyle dedi:

-25 sene önce bu saatte sen de beni
rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun yavrum . . .

*Attila İlhan

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum 

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..